A Mi Dejame En Mi Barrio

 

Edmundo Rivero – A Mi Dejame En Mi Barrio

Haftanın son gününde herkese öncelikle günaydın; sonra da, şimdiden iyi bir hafta sonu dileyerek yazıya başlıyorum.

“1930’lara gelindiğinde Arjantin de, diğer birçok ülkede olduğu gibi buhrandanpayına düşeni almaktaydı. Buna rağmen yakın bölgelerden Buenos Aires’e hala göç devam etmekteydi. Genel ekonomik kriz, yozlaşma ve hükümetin de yetersizliği, 6.Eylül.1930’da askeri darbeyi beraberinde getirdi. Yeni rejim, 1943 Haziranındaki ikinci askeri darbeye kadar devam etti. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, 1930’lar Buenos Aires’in yenilendiği yıllardır. Yeni bulvarların açılışları, 1936’da Buenos Aires’in kuruluşunun 400. yılı kutlamaları sokakta yapılan tangolarla kutlandı. 400. yıl kutlamaları ile aynı yıl, 72m yüksekliğindeki Obelisk de inşa edildi.

Bir sonraki yıl, 12.Ekim.1937’de Avenida 9 de Julio açılışında tam bir festival havası yaşandı.

Buenos Aires’in geçirdiği tüm bu değişimler tabii ki tango sözlerine de yansıdı. 1930’larda Buenos Aires’in çehresi değişirken, tango da Altın Çağ’ın ikinci önemli periyoduna giriş yapmaktaydı. Bu dönemde tango orkestralarının içeriğinde birçok değişiklikler oldu. Hem yenilikçi ekol hem de geleneksel ekol orkestralarını genişletiyorlardı ve tipik altılı popülerliğini yitiriyordu. 1932 yılına gelindiğinde Julio de Caro’nun orkestrasına bakarsak, orkestrasında on dört müzisyen olduğunu görürüz. Osvaldo Fresedo orkestrasında ise vibraphone, viola, violoncello, bazı perküsyon enstrümanları ve arp yerlerini almışlardı. Senfonik enstrümanlar (strings, wind and percussion), yeni formdaki diğer tango orkestralarında da yer almaya başladı. Julio de Caro’nun orkestrasında 1936’da nefesli enstrümanlar yer aldı. Geleneksel ekolden olan Francisco Canaro, trumpet ve cornet-à-piston ile orkestrasında değişime yer verdi. Tüm bu yeni enstrümanların katılımı sonucu tangolar, geniş orkestralar ile çalınmaya uygun şekilde düzenlendi.

Sesli filmlerden ve yabancı popüler müzikten oldukça zarar görmüş olan tango, 1934’te yeni yeni kendine geliyordu ve bu aşamada D’Arienzo ve orkestrası tango için gerçek bir dönüm noktası olmuştur, diyebiliriz.”

D’arienzo konusu oldukça derin bir konu. Bugün, burada kesmezsem nerede keserim bilmiyorum. O yüzden, arkası bir sonraki yazıda deyip, hemen kulaklarımızı sevindireceğimiz bölüme geçiyorum. Normal olarak beklenen hareket, D’Arienzo’dan bir parça çalmamdır. Fakat, henüz D’Arienzo’yu dinlemeye hazır değiliz dostlar. Bunu ukalalık olarak görmeyin, ben de 2 hafta öncesine kadar D’Arienzo’yu anlamadan dinliyormuşum. Bir sonraki yazıda D’Arienzo’nun önemine biraz daha değineceğiz ve ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Bugün ise yine önemli bir sanatçıdan bir parça dinleyeceğiz.

Daha önce size, gitar sanatçısı, besteci ve harika bir şarkıcı olarak tanıttığım ve sesini çok beğendiğim bir sanatçıdan, Edmundo Rivero’dan bir “tango cancion” dinletiyorum.

Sadece bir gitar eşliğinde Rivero: A Mi Dejame En Mi Barrio.

Keyifli dinlemeler.