Astor Piazzola

 

Libertango – Astor Piazzola

Günaydın ve iyi haftalar dostlar. Tango tarihinde yaptığımız yolculuğa son 2 bölümlük yazıyla veda edeceğiz. Şimdi, Astor Piazzola’yı tanıyacağımız birinci bölüme bir göz atalım.

“1960’lardaki en önemli isim şüphesiz ki Astor Piazzola (1921–1992)’dır. Mar del Plata’da doğan Astor Piazzola çocukluğunu New York’ta geçirmiştir. Buenos Aires’ten uzakta büyümesine rağmen, çocukluğu Carlos Gardel ve Julio de Caro dinleyerek geçmiştir. 1935’te daha çocukken ‘El día que me quieras’ filminde Gardel ile birlikte rol almıştır. 1937’de doğduğu kasabaya geri dönmüş ve iki yıl sonra da Buenos Aires’e yerleşmiştir. Burada birçok orkestrada bandoneon çalmıştır. Her gece dinlemeye gittiği Troilo’nun orkestrası ile 1939–1944 yılları arasında çalmıştır.

Kendi orkestrasını kurduğunda yıl 1946’ydı.

1960’ta ise Quinteto Nuevo Tango (Yeni Tango Beşlisi)’ni bandoneon, piyano, keman, gitar ve double-bass’tan oluşturmuştur. Piazzola disiplinli ve kendisini yaptığı işe adamış bir müzisyendi. Troilo ile Tibidado ‘da sabahın dördüne kadar çalar, üç saat sonra da Colón Opera House’da Orquesta Filarmónica ile provalara katılırdı. Kendisini klasik müzik değil de tango çalmaya ikna eden Nadia Boulanger’dir. Astor Piazzola kendisini, aynı Bartók veya Stravinsky gibi, kendi ülkesinin popüler müziğini aktaran bir müzisyen olarak görür. Ancak Troilo kendisine ‘hayır evlat, bu yaptığın müzik tango değildir’ diye yorumda bulunmuş ve bu da arkadaşlıklarını derinden etkilemiştir. Bazılarına göre bu iki müzisyen tangonun ne olması ve olmaması açısından önemli birer semboldür. Piazzola, bandoneonu sağ bacağında ayakta çalarken, Troilo oturarak geleneksel şekilde çalardı.

Troilo Buenos Aires gece hayatına bağımlı bohem bir müzisyenken, Piazzola bohem hayattan tamamen uzaktır. Piazzola’nın müziği tangoculara çok karmaşık geldi ve birçokları tarafından da bu müzik reddedildi. Konserlerini, tango tutkunlarının yerine caz ve klasik müzik severler doldurdu. Müziği tango dansçılarına hitap etmiyordu. 1967’de şair Horacio Ferrer ile çalışmaya başladı. İlk önemli çalışmaları ‘María de Buenos Aires’ operetiydi ve seslendiren de Amelita Baltar’dı. 1969’da ‘ Balada para un loco’ (Deli bir adam için balad) ile Latin Amerika’da büyük bir başarı elde ettiler. Bu parçanın geleneksel tango parçaları ile konu, tarz, ritim veya kafiye olarak uzaktan yakından alakası yoktu. Hikayenin sürreel, kurnaz, keskin ve çok güncel sözleri bir tango parçası için oldukça uzundu.

Piazzola’nın, aralarında konçertolar, filmler ve tiyatro eserleri de olan 750’den fazla çalışması vardır.1970 ve 80’lerde özellikle Avrupa ve Amerika’da büyük beğeni kazandı.

Günü sanatçısı olması sebebiyle Astor Piazzola’nın bir parçasını dinleyeceğiz. En bilinen parçalarından “Libertango”.

İyi dinlemeler.