Corazón qué has hecho

 

 

Bu haftanın da sonuna ulaştık dostlar. Herkese günaydın.

Ufka yaptığımız yolculukta tangonun tarihine değinmeye devam ediyoruz

19.yüzyılda Buenos Aires’e Avrupa’dan ilk gelen dans valstir. Daha sonra ise polka, mazurka, schottisch, habanera gelmiştir. Polka ve Küba’dan Arjantin’e ulaşan habanera, Arjantin’in lokal dansı ve compadritolar arasında 1870’lerde çok popüler olan milongayı yeniden gün yüzüne çıkartmıştır. Tangonun köklerinde milonga ve habanera vardır. Diyebiliriz ki milonga, yeni dansa bir isim verilmeden önce, tangonun en ilkel formuydu. Habanera dansı bazen “Tango Americano” olarak adlandırılırdı. Habanera’nın İspanyol versiyonu da “Tango Andaluz” olarak adlandırılmıştır. Her iki müzik de Buenos Aires’te popüler olmuştu. Buradan da görüleceği üzere, tango kelimesi 19. Yüzyıl sonlarından itibaren Buenos Airesliler tarafından kullanılan bir kelimeydi. Yıldızı yükselen yeni bir müzik ve dans türüne verilebilir bir isimdi.

1877’de Afrika kökenli Arjantinliler, çiftler halinde ama birbirlerinden ayrı dans ettikleri candombe stili dansa “tango” diyorlardı (candombe, çeşitli Afrika geleneklerinden etkilenmiş Afrika-Arjantin danslarından biridir ve koreografisinin son bölümü sert, hızlı ritmlerle, doğaçlama adımlar ve atletik hareketlerden oluşur). Afrika-Arjantinliler’den bu dansı öğrenen compadritolar, bu tango dansını, kendi mütevazı mahallelerine – biraz da alay edip, gülmek amaçlı – taşıdılar ve milonga dansı bu etkilerle yeni bir şekil aldı. Bu yeni milonga, tüm alt tabaka danslarının bir parçası haline geldi. Sonradan “tango” olarak adlandırılacak dans, aslında milonganın yeni dans yorumuydu.

Arjantin’in yüksek sosyetesi, habanera ve mazurkayı kabullendiği gibi “Afrikalılaştırılmış” milonga-tangoyu kabullenmedi. Tango, compadritolar ve eşleri ile Buenos Aires’in güney bölgelerindeki fakir dış mahallelerde, arraballarda yaşandı. Zaman içinde deneme-yanılma ile müzik ve dans olarak gelişti. Şimdi, milonga-tangoyu, daha sonra tekrar geri dönmek üzere bir kenara koyup, Antonio Rodio Orkestrası’ndan bir parça dinleyelim.

Antonio Rodio hakkında biraz bilgi (tandaoftheweek adlı siteden alınmıştır):

1904-1980 tarihleri arasında yaşamış, besteci, orkestra şefi ve keman virtüözüdür. Kulağa hitap eden yorumlarını ilginç ezgilerle süsleyen bu önemli müzisyen İtalya’da doğmuş, sonrasında ailesi ve 7 kardeşi ile birlikte Arjantin’e göçetmişlerdir.
Bestelediği eserler arasında, “Maldita”, “Sin rabia y sin pena”, “Yerba mala”, “Rosa celeste”, “Mirándote en los ojos”, “¡Y la perdí!”, “Si yo te contara”, “Igual que Dios”, “Parece mentira”, “Cosas olvidadas”, “Sin amor”, “Angustia”, “Amor brujo”, “Amor amor”, “Yo no puedo comprender” ve “Corazón, qué has hecho” adlı şarkıları yazabiliriz.

Antonio Rodio’dan (ve orkestrasından), kendi bestesi  – Corazon que has hecho – yu dinliyoruz. Şarkıcı Alberto Serna. Kayıtta pikap iğnesinin sesi fazlasıyla hissediliyor ama bu nefis parça için göz ardı etmeye değer.

Keyifle dinleyin.