Edgardo Donato

 

Edgardo Donato ve “Mi Seranata”

Tangonun macerası sürüyor, biz de okumayı sürdürüyoruz…

Ne acıklı bir ironidir ki, Arjantin’de doğmuş olan bu müzik ve dans, önce Paris’e, oradan da tüm Avrupa’ya, Kuzey Amerika’ya hatta Uzakdoğu’ya kadar yayıldıktan sonra, Arjantin’in üst sınıf zenginleri tarafından kabul görmenin de ötesinde adeta kucaklanır. Buenos Aires’in eğlence ve kültür merkezi olan Calle Coriente’ye ulaşan tango, önemli değişimler geçirerek bir eğlence müziği ve salon dansına dönüşecektir bundan sonra (Yeşim Narter-Tango Böyle bir şey). Bunda, tangonun agresifliğini, erotik karakterini kaybetmeye başlamasının, müziğin de daha zengin bir hal almasının etkisi vardır.

 

1920’lerde ise ‘Edad d’Oro’, yani tangonun ‘Altın Çağı’ başlamıştır. 20.yy ile birlikte, müzisyenler trio (üçlü ) olarak tango müziği icra eder oldular. Julio de Caro gibi, klasik eğitim gören müzisyenler, tangoyu yeni, incelikli ve karmaşık alanlara taşıdılar. Artık müzisyenler, doğaçlama yeteneklerini daha bilimsel bir çerçeveye oturtmaya başlamışlardı. Bu arada, “tango cancion” (sözlü tango, tango şarkısı) tango dünyasının kendi öz alt kültürü haline gelir. Tartışmasız en büyük tango şarkıcısı, “tango cancion” türünün kadife sesli icracısı olarak kabul edilen Carlos Gardel, sevilen bir ses olmanın ötesinde takdir edilen bir ikondur artık. (Yeşim Narter-Tango Böyle bir şey)

Yeni yüzyılın en önemli olayı kuşkusuz, Alman yapımı bandoneonun, tango orkestralarındaki yerini almasıdır. Çalması çok zor olan bu müzik aleti tango müziğinin vazgeçilmezi oldu ve bu sebeple zamanının en iyi tango müzisyenleri bandoneon çalan müzisyenlerdi. Tango trioları, La Boca bölgesindeki Suárez ve Necochea caddelerindeki kafelerde çalmaya başladılar. Buralarda tango dans edilmekten çok, dinleniyordu. Bu kendi halindeki kafelerde tango müzisyenlerinin ilk jenerasyonu kendilerini göstermeye başladılar. Francisco Canaro, Roberto Firpo, Eduardo Arolas ( Tiger of the Bandoneon – Bandoneon Kaplanı lakaplı ), Vicente Greco gibi isimlerin çıkış yaptığı La Boca için, 20. yy’ ın ilk yıllarında tango müziğinin gerçek doğum yeridir diyebiliriz.

Bugün de yerimiz doldu. Arkası yarın…

Günün parçası, yine tanıdığımız birinden geliyor. Edgardo Donato’dan “Mi Serenata”. Bu nefis parçayı, eğer imkanınız varsa arkanıza yaslanıp, gözlerinizi kapatarak hissederek dinleyin. Mesaisi olanlar çalışıyormuş gibi yapıp kimseye farkettirmeden dinlesin! ☺.

Edgardo Donato “Mi Seranata” ve keyifli dinlemeler.