La Cumparsita

 

La Cumparsita ve Carlos Gardel

Güzel bir Cuma sabahından günaydın hepinize.

1910’ların ikinci yarısında iki önemli müzikal gelişme olur: klasik tango sextet’i (6 enstrümanlı orkestra) oluşumu ve tangonun popüler müzik olacağına dair belirtiler. Orkestra şefleri Francisco Canaro ve Roberto Firpo, 1911’de Vicente Greco’nun oluşturduğu sextet’te değişiklik yaparlar: iki bandoneon, iki keman, piyano ve flütten oluşan Greco sextetinden flütü çıkarıp, yerine double-bass’ı getirirler. Bu yenilik, tango orkestralarının hemen ayırt edilen ses özelliğini bandoneon ile birlikte daha da belirgin hale getirdi. Sonrasındaki yirmi yıl boyunca da sextetler bu formlarını korudular.

Bu yıllarda Firpo ve Canaro’nun repertuarları çok hızlı gelişti. Tüm bunların arasında özellikle bahsedilmesi gereken bir tango vardır: ‘La Cumparsita’. 1917’de Uruguaylı Gerardo Hernán Mathos Rodríguez, üyesi olduğu öğrenci federasyonu için bestelediği marşın, tangoya uyarlanabileceğini düşünerek bunu Roberto Firpo’ya götürür ve Montevideo’da bir kafede Firpo’nun orkestrası ile bu parçayı çalarlar. Birkaç ufak düzenleme ile tüm zamanların en meşhur tangosu ‘La Cumparsita’ doğar.

La Cumparsita’ nın, Buenos Aires’teki milongalarda şöyle bir anlamı var: Milongalarda müzik yapan DJ ler, ya da canlı müzik sunan orkestralar, gece boyunca bir tango parçasını bir kereden fazla çalmazlar, La Cumparsita dışında! La Cumparsita iki kez çalınır. Birincisi, bir tango tandası içinde yer alır mutlaka. İkinci çalınışıysa çiftlere özeldir ve gecenin kapanış tangosudur. (Yeşim Narter-Tango Böyle bir şey).

Yazılara bir yılbaşı arası veresim var. Hem ben soluklanayım, hem de siz biraz beni özleyin. Siz, sevgili tangosever dostlarıma şimdiden tüm dileklerinizin gerçekleşeceği bir yeni yıl diliyorum.

Bugünün yazısını La Cumparsita ile bitirmek artık kaçınılmaz oldu. En ünlü tango parçasını en ünlü tango şarkıcısının muhteşem sesinden dinleyelim. Carlos Gardel söylüyor.

İyi dinlemeler.