La Milonga Que Faltaba

 

Edgardo Donato’dan La Milonga Que Faltaba

Yeni haftanın ilk gününde hepinize günaydın dostlar. Bu yazımızda, tango müzisyenlerinin tangonun gelişimindeki katkıları üzerine biraz bilgi vereceğim.Alıntılar Zeynep Çetinkaya’nın “Tango Tarihi”adlı çalışmasındandır.

“1920’ler tango müziği açısından çok önemlidir. Bu yıllarda, Arjantin Başkanı Marcelo T. De Alvear’ın büyük desteği müzisyenler üzerinde çok olumlu etki yaptı ve kendi aralarındaki rekabeti arttırdı. Kendi aralarındaki bu gizli yarışa, resmi tango müzik yarışmaları da eklenince müzisyenler arasındaki bu çekişme yaratıcılığı beraberinde getirdi. Bunun sonucu olarak tangonun beste ve performans olarak, estetik ve teknik evrim geçirmesi kaçınılmazdı.

Tango her biri kendi müzikal yapısıyla iki ekole ayrıldı:

‘Yenilikçi’ ekol ve ‘Geleneksel’ ekol. Yenilikçi ekolün üyeleri, sonunda daha kompleks ve rafine bir tango elde edeceklerine inandıkları melodi, harmoni ve interpretive (yorumlamacı) tekniklerin üzerinde çalıştılar. Bu yenilikçi müzisyenler arasında Osvaldo Fresedo, Juan Carlos Cobián, Julio de Caro, Pedro Maffia ve Cayetango Puglisi sayılabilir. Diğer taraftan geleneksel ekol ritmini ön plana çıkararak daha dans edilebilir bir tango yarattılar. Geleneksel ekolde Francisco Canaro (1884 – 1964), Roberto Firpo (1884 – 1969), Edgardo Donato, Francisco Lomuto, Juan de Dios Filiberto bulunmaktadır. İki ekol arasındaki tek fark yukarıda bahsettiğimiz tango yorumlamaları değil, aynı zamanda orkestralarını oluşturan müzisyenlerdi de. Yenilikçi ekol, klasik altılıyı muhafaza ederken (iki bandoneon, iki keman, doublebass ve piano), geleneksel ekol bu altılıya üç – dört bandoneon ve üç – dört keman daha eklediler. Bu ekolün adı her ne kadar ‘geleneksel’ ekol de olsa, orkestra yapısında yenilikçiydiler ve klarnet, drum, trumpet, ve cornet-à-piston (bildiğimiz trompet-T.Tavil) gibi müzik aletlerine de tango orkestralarında yer verdiler.

Yine bu yıllarda yaşanan bir başka önemli olay da, mikrofonun advent olmasıydı (Yazar burada “mikrofonun gelmesi” demek yerine nedense “mikrofonun advent olması” tabirini kullanmış!-T.Tavil). Mikrofonun yokluğunda karnaval baloları gibi büyük organizasyonlarda yer alan orkestralar, müziğin herkes tarafından duyulabilmesi için orkestralarını genişletirlerdi. Roberto Firpo ve Francisco Canaro orkestraları 1917 ve 1918 yıllarındaki balolarda beraber çalarlardı. Sadece Canaro’nun orkestrasında on üç müzisyen olduğu düşünülürse her iki orkestranın birleşiminden ne kadar büyük bir orkestra oluşturulduğu daha iyi anlaşılır. 1921 karnavalında tek başına çalan Canaro orkestrasında on iki bandoneon, on iki keman, iki çello, iki double-bass, iki piyano, bir flüt, bir klarnet vardı.

Bugünün yazısına, bir sonraki gün devam etmek üzere bir noktalı virgül koyup günün tango parçasına geçelim. Edgardo Donato’dan bir milonga dinliyoruz – La Milonga Que Faltaba –

İyi dinlemeler.