Mi Serenata

 

Edgar Donato ve – Mi Serenata –

Günaydın dostlar. Tango maceramızı Altın Çağ’ı anlatarak sürdürüyoruz.

“1930’lardan, modern tangoların doğduğu şahane yıllar olarak bahsedilir. Bu, 1937’de Aníbal Carmelo Troilo(1914 – 1975) ve orkestrasının ilk göründüğü yılla ilişkilendirilebilir. Troilo’yu ‘Pichuco’ veya ‘El Gordo’ (Şişman Adam) lakaplarıyla da tanırız. Zamanının ve sonrasının tango sanatçılarını büyük ölçüde etkilemiş birisidir. Hatta diyebiliriz ki o zamana kadar var olan ve hala da olacak, en iyi bandoneonisttir. Tango müziğindeki yeri ve önemi, ancak Carlos Gardel ile karşılaştırılabilir. Buenos Aires’in Almagro bölgesinde doğmuştur ve on yaşında bandoneon dersleri almaya başlamıştır. Altı yıl sonrasında kendini tamamen bandoneona adamak için okulu bırakmıştır. İlk olarak Vardaro-Pugliese altılısında çalmıştır. 1937’de kendi orkestrasını kurana kadar da birçok orkestra ile çalışmıştır. Kendi orkestrası ile ilk performansını bir porteño kabaresi olan Marabu’da gerçekleştirmiştir.

Bu orkestrada üç bandoneon, üç keman, piyano, double-bass bulunmaktaydı ve şarkıcı da Francisco Fiorentino’ydu. Troilo’yu ve dolayısıyla müziğini en iyi tanımlayacak kelimeler instinctive (içgüdüsel), romantik ve tender (yumuşak) dır. 1938’de ‘La Cumparsita’yı yeniden düzenleme cesaretini gösterdi ama çok sert tepkiler aldı. Ancak bir yıl sonra, bu sert tepkiler yerlerini övgülere bıraktı. Kendi besteleri arasında ‘La Ultima Curda’ ( ????? ), ‘Milonguero Triste’ (Üzgün Milonguero – Tangocu), ‘Quejas de Bandoneon’ (Bandoneon’un Yakınmaları) sayılabilir. 1939’da genç bandoneonist Astor Piazzola, Troilo orkestrasına katıldı ve aynı zamanda aranjörlük yaptı.

Troilo orkestrası aynı yıl, Marabu’dan Tibidabo Kabaresine geçti ve burada tam on altı yıl sahne aldı. Troilo’nun 1975’teki ölümünde tüm Buenos Aires yas tutmuştur. Buenos Aires’teki Pichuco Restaurant’ının duvarlarında Troilo’nun müzik yaşamının tüm evrelerini gösteren fotoğraflar bulunmaktadır ve restauranta adını Troilo’nun lakaplarından biri vermiştir. Pichuco’da her gece piyanoda tangolar çalınmaktadır. Troilo’nun doğum günü olan 11.Temmuz her yıl ‘Bandoneon Günü’ olarak kutlanmaktadır.

1930’larda tangonun dans olarak tekrar canlanması, tango orkestralarının yapısı ve müziğin orkestrasyonu açısından kaçınılmaz değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Orkestralar büyüdükçe aranjör ihtiyacı daha çok ortaya çıktı. 1940’lara gelindiğinde ise ister yenilikçi, ister geleneksel ekolden olsun tüm orkestralar, bünyelerine birer aranjör katmışlardı.

Bugün harika bir sanatçıdan harika bir tango dinliyoruz. Edgar Donato’yu kendi bestesinde dinliyoruz – Mi Serenata –

İyi dinlemeler.